PLANCHES d’AUTOCOLLANTS ANTI-GUERRE A IMPRIMER

le Capitalisme c’est la guerre !

(français, anglais, esperanto, turc, kurde, arabe, persan, hébreu)

Modèle d’autocollants anti-guerre à imprimer sur des planches autocollantes adhésives :

(lire la suite pour télécharger la planche complète)

Planche complète d’autocollants A4 à télécharger et imprimer sur des étiquettes autocollantes (format 8 étiquettes / page)

Koronavirüs: Politikacılar Dedikodu Yaparken İşçiler Acı Çekiyor – CNT-AIT

Fransa’da örgütlü CNT-AIT Sağlık Çalışanları’nın 6 Mart 2020 tarihli yazısı

Bugüne kadar, 2009 yılında H1N1 ile olanlardan farklı olarak, pek çok sağlık çalışanı, hastaları tedavi etmek için gerekli olan FFP2 maskelerimizi almadık. Devletin bu çok ihtiyaç duyulan tedbirin rezervlerini oluşturmak için iki ayı varken, hiçbir şey yapmadığı anlaşılıyor. Bir pratisyen şöyle açıklıyor: “Hastalarımızla el sıkışmak yeterli değil, bu bizi hava yoluyla kontaminasyondan koruyamayacak. FFP2 maskelerinin yetersizliğinin hızla bakıcıların karantinaya alınması ile beraber, bakıcı yetersizliğine yol açabileceği anlaşılmalıdır. “ Görünen, bütçeyle ilgili tercihler yapıldı; bir yandan devletin zirveler, toplantılar ve hatta insanları yönlendirmek ve aldatmak için tasarlanmış bir Devlet Ulusal Güvenlik Konseyi için yeterli bütçesi varken, öte yandan devlet sağlık çalışanlarını korumasız bırakıyor.

FFP2 MASKESİ AÇIĞI ve #KORONAVİRÜS SALGINININ 3. AŞAMASI

Geçen Cumartesi belirttiğimiz gibi, işçilerin korunması için gerekli stoklar mevcut değil, Sağlık Bakanları Buzyn ve Veran bize yalan söylediler ve hala yalan söylüyorlar. Dağıtılacak birkaç milyon maske, kontaminasyona karşı koruma sağlamayan cerrahi maskelerdir. 3. Aşamaya geçiş, koronavirüs hastalarının hastaneden çıkartılmasını ifade ediyor ve bu şehre doğru yayılmaları anlamına geliyor. Doktorlar ve hemşireler aşırı bulaşıcı hastalarla korunmasız çalışmak zorunda kalacaklar, hastaları tedavi etmeyi reddetme hakkı onlar için etik olarak imkansız.
Kurumları yöneten, işe yaramaz oldukları kadar saçma olan standartları belirleyen politikacılara söyleyecek tek bir sözümüz var: Piçler! Öte yandan, stoklar Sarı Yeleklere binlerce defa karşı kullanılan plastik mermi ve gaz bombalarıyla dolu… 16 Haziran 2019’da Fransız hükümeti, 2020’nin başlarında teslim edilmek üzere eylemlere karşı kullanılacak 25 milyon saldırı tüfeği fişeği ve 40.000 gaz bombası siparişi vermek için yeterli zamanı harcayabildi. Belli ki, devletin toplumla öncelikleri aynı değil. Toplu taşımada, hipermarketlerde vb. işlerde çalışanlar, iş verenlerinden ellerini yıkamak için ücretlerinden kesinti yapılmaksızın molalar verilmesini, gerekirse dezenfektan jel ve uygun maskeler temin edilmesini talep etmeli, aksi taktirde çalışmayı durdurmalılar.

İŞ DURDURMA HAKKI

Kolektif veya bireysel koruyucu ekipmanın bulunmaması halinde, çalışanların iş durdurma hakları bulunmaktadır: Fransız iş kanununun L4131-1 maddesi, “İşçi, hayatı veya sağlığı için ciddi ve yakın bir tehlike arz ettiğine ve koruma sistemlerinde herhangi bir kusur bulunduğuna inanması için makul gerekçelere sahip olduğu herhangi bir çalışma durumuna işvereni derhal uyarır. [Tehlike oluşturan] böyle bir durumdan uzaklaşabilir.
İşveren, uzaklaşma hakkından yararlanan işçiden, özellikle kusurlu bir koruma sisteminden kaynaklanan ciddi ve yakın bir tehlikenin devam ettiği bir çalışma durumunda faaliyetine devam etmesini isteyemez. “

CNT-AIT Sağlık Çalışanları

Kaynak: #Coronavırus: Whıle Polıtıcıans Chıtchat, Workers Are Sufferıng!

Çeviri: Yeryüzü Postası

http://www.yeryuzupostasi.org/2020/03/13/koronavirus-politikacilar-dedikodu-yaparken-isciler-zarar-goruyor-cnt-ait/

Dünyadan Anarşist Kadınların 8 Mart için Dayanışma Mesajları

Gasp edilen haklarımız hiçbir hükümet tarafından verilmeyecek. Sokaklardan, bölgelerden ve sınıflardan kadınların örgütlülüğüyle ve mücadelesiyle kazanacağız.

Bütünleşik Cinsel Eğitim İçin!

Kürtaj hakkı için!

Kadınlara şiddetsiz bir yaşam itibarı için!

Yaşasın kadınların uluslararası günü!

Nos droits ne seront accordés par aucun gouvernement. Nous les gagnerons dans les rues, les régions et dans notre classes avec l’organisation et la lutte des femmes.

Pour une éducation sexuelle intégrée!

Pour le droit à l’avortement!

Pour le droit à une vie non violente pour les femmes!

Vive la journée internationale des femmes!

(d’après le journal anarchiste turc Meydan https://meydan.org/2020/03/07/dunyadan-anarsist-kadinlarin-8-mart-icin-dayanisma-mesajlari/)

TURQUIE : CE QU’ILS NE DONNERONT PAS, NOUS LE PRENDRONS !

Les membres de l’Association des Jeunes Travailleurs (GIDER : Genç İşçi Derneği), nous avons participé a la manifestation contre la crise le 8 decembre dernier à Bakırköy [(Istanbul) avec nos slogans, nos drapeaux noirs et notre rébellion. La semaine dernière, nous avons prepare la manifestation en distribuant des tracts et en collant des affiches dans differents quartiers de la ville, pour aue se leve la colère des opprimés.

Nous sommes ceux qui ne peuvent pas acheter de vetements pour nos enfants.

Nous sommes ceux qui n’ont pas les moyens de payer les factures.

Nous travaillons 14 heures par jour avec un salaire minimum.

Nous sommes ceux qui n’ont pas été payés depuis 4 mois.

Nous sommes ceux qui ne peuvent plus payer leur loyer.

Nous sommes ceux dont la vie est volée.

Nous sommes les opprimés.

Ils ne nous donneront pas nos droits. Nous devrons les prendre.

Ils ne nous donnerons pas notre pain. Nous devrons le prendre.

Ils ne nous donnerons pas la justice. Nous devrons la prendre.

Ils ne nous donneront pas la liberté. Nous devrons la prendre..

La victoire se gagne dans la rue avec la lutte.

Nous n’abandonnerons jamais la lutte contre le capitalisme, qui est lui-même une crise, comme c’est le cas aujourd’hui. Nous continuerons de crier que tous les patrons sont des voleurs. Ce combat n’est pas seulement le combat d’aujourd’hui. Il est maintenant temps de se battre.

Tant que les pouvoirs existent, tant que le capitalisme existe, cette lutte continuera. Nous continuerons notre combat avec notre drapeau noir contre l’injustice partout.
Vive la liberté, vive l’anarchisme!
Yaşasın Özgürlük, Yaşasın Anarşizm!

french / turkish / english / español

Les membres de l’Association des Jeunes Travailleurs (GIDER : Genç İşçi Derneği), nous avons participé a la manifestation contre la crise le 8  decembre dernier à Bakırköy [(Istanbul) avec nos slogans, nos drapeaux noirs et notre rébellion. La semaine dernière, nous avons prepare la manifestation en distribuant des tracts et en collant des affiches dans differents quartiers de la ville, pour aue se leve la colère des opprimés.

Nous sommes ceux qui ne peuvent pas acheter de vetements pour nos enfants.

Nous sommes ceux qui n’ont pas les moyens de payer les factures.

Nous travaillons 14 heures par jour avec un salaire minimum.

Nous sommes ceux qui n’ont pas été payés depuis 4 mois.

Nous sommes ceux qui ne peuvent plus payer leur loyer.

Nous sommes ceux dont la vie est volée.

Nous sommes les opprimés.

Ils ne nous donneront pas nos droits. Nous devrons les prendre.

Ils ne nous donnerons pas notre pain. Nous devrons le prendre.

Ils ne nous donnerons pas la justice. Nous devrons la prendre.

Ils ne nous donneront pas la liberté. Nous devrons la prendre..

La victoire se gagne dans la rue avec la lutte.

Nous n’abandonnerons jamais la lutte contre le  capitalisme, qui est lui-même une crise, comme c’est le cas aujourd’hui. Nous continuerons de crier que tous les patrons sont des voleurs. Ce combat n’est pas seulement le combat d’aujourd’hui. Il est maintenant temps de se battre.

Tant que les pouvoirs existent, tant que le capitalisme existe, cette lutte continuera. Nous continuerons notre combat avec notre drapeau noir contre l’injustice partout.

Vive la liberté, vive l’anarchisme!
Yaşasın Özgürlük, Yaşasın Anarşizm!

Vermeyecekler Alacağız!

Vermeyecekler Alacağız! – 8 Aralık Kriz Mitingi 2019

Bugün Genç İşçi Derneği olarak sloganlarımızla, kara bayraklarımızla ve isyanımızla Bakırköy’deki kriz mitingindeydik.

Bizler çocuğuna pantolon alamayanlarız. Bizler doğalgaz faturasını ödemeyemediği için bebeği hasta olanlarız. Bizler asgari ücretle günde 14 saat çalışanlarız. Bizler maaşını 4 aydır alamayanlarız. Bizler kirasını ödeyemeyenleriz. Bizler yaşamları çalınanlarız. Ezilenleriz. Onlar ezenler. Onlar hakkımızı vermeyecekler. Alacağız. Onlar ekmeğimizi vermeyecekler. Alacağız. Onlar adaleti vermeyecekler. Alacağız. Onlar özgürlüğü vermeyecekler. Alacağız. Hak verilmez alınır; zafer sokakta kazanılır!

Bugün de olduğu gibi kendisi kriz olan kapitalizme karşı hiçbir zaman mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Bütün patronların hırsız olduğunu vurgulamaya devam edeceğiz. Bu kavga, sadece bugünün kavgası değildir. Şimdi mücadele zamanı. İktidarlar var olduğu sürece,  kapitalizm var olduğu sürece bu kavga sürecek. Her yerde ezen-ezilen adaletsizliğine karşı kara bayrağımızla sürdüreceğiz kavgamızı.

WHAT THEY WON’T GIVE, WE WILL TAKE IT !

As the Young Workers Association (GIDER : Genç İşçi Derneği), we were at the crisis rally in Bakırköy with our slogans, black flags and rebellion. Last week week, we have distributed leaflets, made posters on the walls in different parts of the city. To raise the anger of the oppressed ones.

We’re the ones who can’t buy pants for our kids. We’re the ones who can’t afford to pay the bills. We work 14 hours a day with minimum wage. We’re the ones who haven’t been paid for 4 months. We’re the ones who can’t pay the rent. We are the ones whose lifes are stolen. We are the oppressed ones.

They won’t give us our rights. We will take it . They won’t give us our bread. We will take it. They will not give justice. We will take it. They won’t give freedom. We will take it. Victory is won on the street with

struggle.

We will never give up the struggle against capitalism, which is itself a crisis, as it is today. We will continue to shout that all bosses are thieves. This fight is not just today’s fight. Now it’s time to fight.

As long as the powers exist, as long as capitalism exists, this fight will continue. We will continue our fight with our black flag against injustice everywhere.

Long live Freedom, Long live Anarchism!

Yaşasın Özgürlük, Yaşasın Anarşizm!

========================

¡LO QUE NO DARÁN, LO TOMAREMOS!


Como Asociación de los  jóvenes trabajadores (GIDER : Genç İşçi Derneği), estuvimos en la concentración sobre la crisis en Bakirkoy con nuestras consignas, banderas negras y nuestra rebelión. La semana pasada hemos distribuido folletos, pegado carteles por las paredes en diferentes puntos de la ciudad. Para levantar la rabia de les oprimides.

Somos les que no pueden comprar ropa a sus hijes. Somos les que no pueden permitirse pagar facturas. Trabajamos 14 horas al día por un salario mínimo. Somos les que llevan 4 meses sin cobrar el sueldo. Somos les que no podemos pagar la renta. Somos aquelles cuyas vidas son robadas. Somos les oprimides. No van a darnos nuestros derechos. Los conseguiremos. No nos darán justicia. La conseguiremos. No nos darán libertad. La conseguiremos. La victoria está en la calle, en la lucha.

Nunca abandonaremos la lucha contra el capitalismo, que está también él mismo en crisis, como lo está hoy día. Seguiremos gritando que todes les jefes son ladrons. Esta lucha no es solo una lucha para hoy. Ahora es el momento de luchar. 

Mientras exista el capitalismo, esta lucha seguirá adelante. Continuaremos nuestra lucha, con nuestra bandera negra, contra toda injusticia en cualquier parte.

Viva la Libertad ! Viva el Anarquismo !

Yaşasın Özgürlük, Yaşasın Anarşizm!

Tarİh , Cezayİrlİ anarþİst Saïl Mohamed’İn yaþamöyküsü

Saïl Mohamed Ameriane ben Amerzaine, Birinci Dünya Savaþý’ndan sonra Anarþist Birliðe (UA) katýldý. 1923’te Cezayir Kökenliler Savunma Komitesi’ni kurdu. 20li yýllarýn sonunda CGT-SR / AIT içerisinde Cezayirli Kökenliler Seksiyonu’nu oluþturdu. Ýspanya’daki Frankocu ayaklanmadan sonra, Saïl, Durruti Kolu’nun Fransýzca-konuþan seksiyonu olan Sebastian Faure Bölüðü’ne katýldý. Ýkinci Dünya Savaþý’nýn baþýnda, tekrar tutuklandý ve Riom’da bir toplama kampýna konuldu. 1944’den sonra diðerleriyle birlikte anarþist hareketin yeniden inþasý için çalýþtý.

Saïl Mohamed Ameriane ben Amerzaine, Birinci Dünya Savaþý’ndan sonra Anarþist Birliðe (UA) katýldý. 1923’te Cezayir Kökenliler Savunma Komitesi’ni kurdu. 20li yýllarýn sonunda CGT-SR / AIT içerisinde Cezayirli Kökenliler Seksiyonu’nu oluþturdu. Ýspanya’daki Frankocu ayaklanmadan sonra, Saïl, Durruti Kolu’nun Fransýzca-konuþan seksiyonu olan Sebastian Faure Bölüðü’ne katýldý. Ýkinci Dünya Savaþý’nýn baþýnda, tekrar tutuklandý ve Riom’da bir toplama kampýna konuldu. 1944’den sonra diðerleriyle birlikte anarþist hareketin yeniden inþasý için çalýþtý.


SAïL MOHAMED, 1894-1953: CEZAYÝRLÝ BÝR ANARÞÝSTÝN YAÞAMI VE ÝSYANI

Saïl Mohamed Ameriane ben Amerzaine, 14 Ekim 1894’te, Cezayir’de, Berberi bölgesindeki Kabylie’de yer alan Tarbeit-Beni-Ouglis’te doðdu. Pek çok Cezayirli gibi az bir eðitim aldý. Mesleði þoför-makinistti, yaþamý boyunca kültürünü geliþtirdi ve eðitimi için büyük çaba harcadý. Müslüman-Berberi bir geçmiþten ateizme yöneldi. Birinci Dünya Savaþý sýrasýnda önce emre itaatsizlikten ardýndan da, Fransýz Ordusu’ndan firar etmesi nedeniyle tutuklandý. Anarþizme yönelik sempatisi geliþmeye baþlamýþtý bile.

Savaþýn sonunda, anarþist hareketin yeniden inþasý sürecinde, Anarþist Birlik (UA) örgütüne katýldý. 1923’te, þarkýcý arkadaþý Sliman Kiouane ile birlikte, Cezayir Kökenliler Savunma Komitesi’ni kurdu. Ýlk makalelerinde sömürgeleþtirilen halklarýn yoksulluðundan ve kolonilerin sömürülmesinden söz etti. Kuzey Afrika’daki durum konusunda bir uzman oldu. Paris’in 17. mahallesindeki anarþist gruplarla birlikte, Kuzey Afrikalýlarýn sömürülmesi üzerine, Arapça ve Fransýzca dillerinde konuþmalar yapýlan toplantýlar düzenledi. Saïl, Aulnay-sous-bois’te anarþist bir grup oluþturdu ve en etkin üyelerinden birisi oldu.

1929’da, yeni bir komitenin sekreteri oldu: Yüzüncü Yýl Kýþkýrtmasý’na karþý Cezayirliler Savunma Komitesi (Fransa, 5 Temmuz 1930’da Cezayir’in fethedilmesinin yüzüncü yýlýný kutlamaya hazýrlanýyordu). Anarþist hareket içerisindeki tüm eðilimler, UA, anarko-sendikalist sendika Confederation Generale du Travail syndicaliste-revolutionnaire (CGT-SR / AIT) ve Association de Federalistes anarchistes (AFA) « Katil sömürgecilik, kanlý maskeli balo »yu kýnadýlar. Þu sloganý kullanýyorlardý « Medeniyet ? Ýlerleme ? Bizce, Cinayet ! »

Bunun ardýndan, Saïl, içerisinde Cezayir Kökenliler Seksiyonu’nu kuracaðý CGT-SR’a katýldý. Bir yýl sonra, Paris’te Kolonyal Sergi’nin açýlýþý ile birlikte, anarþist hareket sömürgeciliðe karþý kampanyasýný yeniden baþlattý. Sail bu mücadelede ön saflardaydý.

Toplumsal uyanýþ

Ocak 1932’de, « L’Eveil Social, le journal du peuple » (« Toplumsal Uyanýþ, halkýn dergisi« )nin editörü oldu. Anti-militarist bir makalesinin ardýndan, hakkýnda « orduyu itaatsizliðe kýþkýrtmak »tan dava açýldý. Komünist Parti’nin bir uydu örgütü olan Uluslararasý Kýzýl Yardým kendisine destek vermek istediyse de, Stalinizm’in kurbanlarý adýna bu yardýmý reddetti.

1934’te, « Saïl Mohamed Olayý » gündeme geldi. Faþist ve anti-semitist Birlikler’in 6 Þubar 1934’te gerçekleþtirdiði gösteri çalýþanlarýn hareketi içerisinde zincirleme bir tepkiye yol açtý. Saïl silah topladý ve bunlarý sakladý. 3 Mart’ta « yasaklanmýþ silah taþýmak »tan tutuklandý. Kendisini ajan provokatör ilan eden Komünist Parti dýþýnda, çalýþanlarýn hareketi kendisine destek sundu. Bir ay hapis cezasýna çarptýrýldý, sonrasýnda « savaþ silahlarý bulundurmak »tan bir ceza daha alarak, dört ayýný hapiste geçirdi. Mücadelesini sürdürdü.

« L’Eveil Sociale », « Terre Libre » ile birleþti (« Özgür Dünya« , Alliance Libre des anarchistes du Midi’nin aylýk gazetesi – bakýnýz Paul Rousenq). Saïl, « Terre Libre »nin Kuzey Afrika baskýsýndan sorumluydu. Anarþist basýnda yaptýðý birkaç duyuruyla, bir Cezayir Doðumlu Anarþistler Grubu oluþturmaya çalýþtý. Ayný zamanda Anarþist Birlik’te faal çalýþmasýný sürdürdü.

Ýspanyol Devrimi

Ýspanya’daki Frankocu ayaklanmadan sonra, Eylül 1936’da, Saïl, anarþist milis birimi Durruti Kolu’nun Fransýzca-konuþan seksiyonu olan Sebastian Faure Bölüðü’ne katýldý ve komutanlýðýna seçildi. Kasým 1936’da elinden yaralandý, Ýspanyol anarþist hareketinin durumunu anlayan çok sayýda mektup yazdýktan sona Fransa’ya döndü.

Yarasý iyileþtikten sonra, Anarþist Birlik tarafýndan Ýspanya için düzenlenen pek çok yürüyüþte yer aldý. Bu turun hemen ardýndan, Messali Hadj tarafýndan çýkartýlan « Etoile Nord Africaine » (« Kuzey Afrika Yýldýzý ») gazetesinin yasaklanmasý ve 16 kiþinin ölümüyle sonuçlanan Tunus’taki gösterilere yönelik baskýlara karþý Paris’teki devrimciler tarafýndan düzenlenen bir toplantýya katýldý. Yeniden tutuklanarak, Aralýk 1938’de, « askeri kýþkýrtmak »tan 18 ay hapse mahkum edildi.

Ýkinci Dünya Savaþý’nýn baþýnda, tekrar tutuklandý ve Riom’da bir toplama kampýna konuldu. Geniþ kütüphanesi, bir arama sonrasýnda daðýtýldý. Oradan kaçtý, sahte belgeler ayarladý ve Ýþgal sýrasýnda yeraltýna geçti.

1944’den sonra diðerleriyle birlikte anarþist hareketin yeniden inþasý için çalýþtý. Kurtuluþla birlikte [Ýspanyol Devrimi’nin kýdemli anarþist milisleri Paris’i özgürleþtiren ilk birliklerdi] Aulnay-sous-bois grubunu yeniden biraraya getirdi ve Cezayirli Anarþistler Komitesi’ni yeniden oluþturmaya çalýþtý. [Anarþist Birliðin devamý] Anarþist Federasyon’un haftalýk gazetesi « Le Libertaire »de Cezayir’deki durum üzerine köþe yazýlarý yazdý. « Cezayir Kökenlilerin Cefasý » üzerine bir dizi makale hazýrladý.

Nisan 1953’te öldü. George Fontenis 30 Nisan 1953’teki cenaze töreninde, anarþist hareket adýna, onun anýsýna bir konuþma yaptý.

=====

Translations :

(en) Sail Mohamed, LIFE AND REVOLT OF AN ALGERIAN ANARCHIST

(fr) SAIL MOHAMED, LA VIE ET LA REVOLTE D’UN ANARCHISTE ALGERIEN(id) Sail Mohamed adalah seorang anarkis asal Aljazair

======

Perşembe 3 Ağustos 2006

KAÇAK ÇALISTIRMA, YASADISI ÇALISTIRMA, TEHLIKELI ÇALISTIRMA: YETER ARTIK!

KAÇAK ÇALISTIRMA, YASADISI ÇALISTIRMA, TEHLIKELI ÇALISTIRMA: YETER ARTIK !

Fransa’da yasanan issizligin sayesinde, insaatlarin ya da çiftliklerin patronlarinin sagladiklari çikarlar çok fazla: yasadisi islerde, is sözlesmesi yapmadan çalistiriyorlar. Patronlar için bu bir maksimum kazanç: Sosyal güvenlik paralarini yatirmadan, isçilere istedikleri kadar ödeyebilirler (ve hatta sik sik ödemiyorlar da!). Patronlar, isçileri, onlarin sosyal haklarini ellerinden alarak asagilarlar. Patronlar isçilere köle gibi davranirlar. Isçiler sik sik tuzaga düstüklerini hissederler, ama patronlarini açikça suçlamaya cesaret edemezler. Iste bu, sinif mücadelesinin bir örnegidir, zenginlerin yoksullara karsi mücadelesinin.

Fransiz Devleti de bu durumun suç ortagidir çünkü bu durum karsisinda, sokakta kimlik kontrolünü siklastirarak isçilere karsi baskiyi arttirir. Valilikler siyasi göçmenler için çalisma hakkini sistematik olarak reddeder. Bunu yaparak Devlet, yasadisi ve tehlikeli çalistirmayi cesaretlendirir. Patronlar ceza almayacaklarindan tam emin olarak yasarken, evraklari olmayan isçiler gizli kapakli yasamaya mecbur edilirler.

Simdi sira bizde! Böyle devam etmelerine izin veremeyiz! Üzerimizden zengin olmalarini engellemek için patronlarin baslarini belaya sokmaliyiz ve bunu kendimizi örgütleyerek yapabiliriz.

CNT-AIT

7 rue St Rémésy

31000 TOULOUSE

Contact@cnt-ait.info

ANKARA-22 EKIM : BELGRAD ANARÞISTLERINE ÖZGÜRLÜK !

ANKARA-22 EKIM : BELGRAD ANARÞISTLERINE ÖZGÜRLÜK !

jeudi 22 octobre 2009

Communiqué suite à l’appel au rassemblement de solidarité à Paris avec les compagnons otages en Serbie

[22 Ekim- Perþembe] Anarþi Kolektifi Ankara, Belgrad’da tutsak edilen anarþist yoldaþlarý için Sýrbistan Büyükelçiliði önünde basýn açýklamasý yaptý.

Geçtiðimiz ay, Yunanistan Büyükelçiliði’ne karþý yapýlan eylemden sonra tutsak edilen 6 Belgrad anarþistinin özgür býrakýlmasý amacýyla Anarþi Kolektifi Ankara, Sýrbistan Büyükelçiliði önünde basýn açýklamasý yaptý. Bildirinin Türkçe ve Sýrpça okunmasýnýn ardýndan, Sýrpça ve Türkçe “Haydi Barikatlara” söylendi.

ANKARA-22 EKIM : BELGRAD ANARÞISTLERINE ÖZGÜRLÜK !

jeudi 22 octobre 2009 

Communiqué suite à l’appel au rassemblement de solidarité à Paris avec les compagnons otages en Serbie

[22 Ekim- Perþembe] Anarþi Kolektifi Ankara, Belgrad’da tutsak edilen anarþist yoldaþlarý için Sýrbistan Büyükelçiliði önünde basýn açýklamasý yaptý.

Geçtiðimiz ay, Yunanistan Büyükelçiliði’ne karþý yapýlan eylemden sonra tutsak edilen 6 Belgrad anarþistinin özgür býrakýlmasý amacýyla Anarþi Kolektifi Ankara, Sýrbistan Büyükelçiliði önünde basýn açýklamasý yaptý. Bildirinin Türkçe ve Sýrpça okunmasýnýn ardýndan, Sýrpça ve Türkçe “Haydi Barikatlara” söylendi.

Okunan Bildiri :

Sýrbistan Cumhuriyeti hükümetine,

Geçtiðimiz ay, devletiniz “Anarko-sendikalist Ýnisiyatifi” üyelerinden bazýlarýný gözaltýna aldý. Bu durum, devletlerin farklý düþüncelere karþý uyguladýðý klasik bir baský yöntemidir.

Sanja Dojkic, Ratibor Trivunac, Tadej Kurepa, Ivan Vulovic, Nikola Mitrovic ve Ivan Savic’in, uluslararasý terörizmle suçlanýp gözaltýna alýnmalarýnýn nedeni, Yunanistan Büyükelçiliði’ne karþý düzenlediklerini iddia ettiðiniz sembolik bir eylemdir. Bu eylem, gece saat üçte, bina tamamen boþ iken sembolik bir þekilde yapýlmýþtý ki bu eylemcilerin hiç kimsenin hayatýný tehlikeye atmak istemediklerini kanýtlamaktadýr.

Oysa terörü yaratan devletlerdir, þiddeti meþru kýlan da devletlerdir. Silahlar icat eden, satan, kullandýran da sizlersiniz. Sýnýrlarý koyup, bekçiliðini yapan, askerliði yücelten, ordularý kuran sizlersiniz. Eþcinselleri, biseksüelleri, transseksüelleri, travestileri dýþlayýp, baskýlayan sizlersiniz. Kadýnlarý, çocuklarý, evlere ve okullara hapseden sizlersiniz. Ýnsanlara evlilik kurumunu dayatan, pazarlarýnda din, ahlak, gelenek satan sizlersiniz.

Mahkemelerinizde, “genel güvenliði tehdit etmek” iddiasýyla terörist ilan edilen yoldaþlarýmýz, fikirlerini, insanlara olabildiðince geniþ boyutlarda ulaþtýrmak istiyorlar. Yoldaþlarýmýzýn derhal serbest býrakýlmalarýný ve onlara karþý yürütülen politik dava’nýn kaldýrýlmasýný talep ediyoruz.0

Yaþasýn dayanýþma ! Yaþasýn özgürlük ! Yaþasýn anarþi 

YENİ KAFKAS SAVAŞINA HAYIR !

Bu kavga Gürcü, Osetyalı, Abaza ve Rus emekçilerine kan ve göz yaşı, sayısız felaket ve yoksulluktan başka bir şey getirmeyecektir. Kurbanların arkadaşlarına ve ailelerine, tepelerinde çatısız bırakılan ve bu savaşın sonucu olarak geçim kaynaklarından edilen insanlara derin duygularımızı derin üzüntülerimizi ifade ediyoruz.

Bizler « bizim » hükümetimiz ile birlik ve « ana vatanı korumanın » bayrağını dalgalandırmayı talep eden milliyetçi demogojinin etkisi altında kalmamalıyız. Basit insanların esas düşmanı diğer milliyetlerden veya hudutların diğer tarafındaki fakir insanlar değildir. Onların düşmanları tüm kanun koyucular ve patronlar, başkan ve başbakanlar, iş adamları ve iktidarı ve zenginliği arttırma amacı için savaşları yöneten generallerdi. Bizler Rusya, Osetya, Abazya ve Gürcistan’daki emekçi insanları milliyetçiliğin ve vatanseverliğin yemini yutmamaya ve öfkeyi sınırların her iki tarafındaki yöneticiler ve zenginler üzerine çevirmeye çağırıyoruz. Rus, Gürcü, Osetik ve Abaza askerler ! Komutanlarınızın emirlerine itaat etmeyin ! Silahlarınızı sizi savaşa gönderenlere karşı doğrultun ! « Karşınızdaki » askerleri vurmayın – onlarla kardeşleşin : süngüyü yere saplayın !

Geri saflardaki emekçi insanlar ! Askeri çabaları sabote edin, savaşa karşı miting ve gösteriler düzenlemek için iş yerlerini terk edin, kendiniz örgütleyin ve savaşa karşı grev yapın ! Savaşa ve yönetici ve zenginler olan organizatörlerine hayır ! Cephelerdeki ve hudutların arkasındaki emekçi insanlarla dayanışmaya evet !

Eğitim, Bilim ve Teknik İşçiler Federasyonu, KRAS-IWA

La carte des oléoducs et pipeline pétroliers du Caucase :

FAÞÝZME KARÞI, KÝTLESEL ÝTAATSÝZLÝK , GENEL GREVE

FAÞÝZME KARÞI, KÝTLESEL ÝTAATSÝZLÝK , GENEL GREVE

Salı 8 Kasım 2005

Devlet, birkaç gün önce Marsilya ulaþým sektöründeki grevi yasadýþý ilan ediyordu.

8 Kasým’da olaðanüstü hal ilan etti.

Devlet, çalýþanlarýn talepleriyle yüzleþtiðinde, banliyölerdeki halkýn öfkesiyle yüzleþtiðinde, çalýþanlarýn ve gençlerin meþru özlemlerini tatmin etmeyi bir kenara býrakýp kapitalizmi savunuyor. Artýk hiç kimse politikacýlarýn vaatlerine ve medyanýn yalanlarýna inanmadýðý zaman, falakalar ve hapishaneler sefalet ve ölüm tacirlerinin düzenini ayakta tutmaya yetmediði zaman, tüm bunlar yetersiz kaldýðý zaman, Faþizm hortluyor.

2002’de, sözde, Faþizme karþý siper oluþturmak amacýyla yapýlan Chirac’a oy verme çaðrýsýnýn maskesi iþte þimdi düþüyor. [1]

2002’de yapýlmasý unutulan þey, oy vermemek ve mücadele etmek, 2005’te bizlere lazým olacak.

Özgürlüðün ve insanlýk onurunun savunulmasý, politikacýlara býrakýlmayacak kadar önemlidir.

HERKES GREVE !

HERKES SOKAKLARA !

CNT-AIT

7 rue St Rémésy 31000 Toulouse

FRANCE

contact ( at ) cnt-ait.info

[1] 2002’de solcularýn neredeyse tamamý – Arlettes Laguiller’ýn Lutte Ouvrière’i dýþýnda – ve hatta bazý anarþist bireyler ve örgütler (Alternative Libertaire ve CNT-Vignoles ve Anarþist Federasyon içinden bir grup) faþizme karþý engel oluþturmak amacýyla baþkanlýk seçimlerinin ikinci turunda Chirac’a oy verme çaðrýsý yapmýþlardý. Sonucunu görebiliyoruz artýk olaðanüstü hal var … Kuþkusuz, CNT AIT saðlam bir devrimci sorumluluk göstermiþ, oy vermeme ve faþizme karþý mücadeleye hazýrlanma çaðrýsý yapmýþtý.

RUZGAR EKEN, FIRTINA BICER

RUZGAR EKEN, FIRTINA BICER

Pazar 6 Kasım 2005

– Siddet, sitelerde gunluk yasam seklidir :

– Siddet, Diplomaya,yetenege gore degil ; gorunuse bakarak ise almaktir.

– Siddet, Geçiçi islerde,guvencesiz ve karin tokluguna çalistirmaktir.

– Siddet, egitim sistemindeki esitsizliktir.

– Siddet, evsizliktir.

– Siddet, toplumda kadinlari kotu yol, kapali yasam secimine zorlamaktir.

– Siddet, gunluk polis baskisidir.

– Siddet, iki yuzlu toplum olmaktir.

Siddeti yaratan aslinda genclik degildir.Bu iki yuzlu toplumun tum politik partileri, medyasi,tum dinleri ve iktidarlari, genclere iyi degerleri ogretelim diyorlar. Hangi degerler? Paranin degerimi? Rekabetimi? guclunun zayifi ezme degerinimi?

Bu gencler bizim komsumuz, cocuklarimiz, kardeslerimizdir. Isyan etmekte haklilar,icinde bulunduklari olumsuz sartlari reddetmekte haklilar,yaptiklari eylem bicimi tartisilabilir, manipule edenler ve polisin provakasyonlarinida unutmamak gerek.

Bu isyan,toplumda yeri olmayanlarin son caresidir. Bu onlarin onur mucadelesidir.

Yarinsiz kalmamak icin orgutlenmek ve yeniden yapilanmak gerek.Kendi gucumuz ve dayanismamiz bilinclenmemizi sagliyarak devrimin onunude acacaktir. Toplumdaki tum sorunlardan,adaletsizliklerden ancak devrimle kurtulabiliriz.

Uluslararasi Isçi Birligi

Syndicat Interco Paris Nord CNT-AIT (Association Internationale des Travailleurs)

AIT

contact ( at ) cnt-ait.info